ŞİİR ÖYKÜ VE DENEMELERİM -GÖRSELLER

MERHABA KONUK ,

SAYFAMA HOŞ GELDİNİZ.


ŞİİR ÖYKÜ VE DENEMELERİM -GÖRSELLER

7 Nisan 2026 Salı

Yalçın Küçük

 Yalçın Küçük 6 ve nisan 2026’da vefat etti. 8Nisan 2026 Ankara Cebeci mezarlığında defnedilecek

Üzgünüm

ÇİÇEK AÇTIRAN

Yalçın Küçük’e


yolladığımız armağan vardı mı özlerinize

düş sellerimizdir 

esansı sevgiden kaynağı göz pınarlarımızdan

kabara kabara dalga dalga Yalçınlarla kavuşan


canımızdan akıttığımız direnç suyuyla

düş ile sevda ile dayanırız Yalçınlarca

dayanamayız esirliğin onurlardaki kirine

yıkarız biz yıkarız, bilim ile sanat ile yıkarız

duvarlara çiçek açtıran güçle 

sonsuzca yaşatırız onur anıtlarımızı


 (Berfin Bahar dergisinde yayınlandı sayı 175- Eylül 2012)

şiirim üzerine silivri'den gönderdiği mektup:

Ekim 12. 12 Silivri Koğuş


Evin hanım,

Şiiriniz için teşekkür ve sevgilerimle yazıyorum. Düş ile direnci yan yana getirmenize sevindim.

Bizim, Türk aydınının düş’ü, ütopyası, reddi ki, red direnç ister ve kavgası eksiktir.

Bundan şu planı çıkarıyorum.

Sevgiler. Nazım’ın 1928 -1929 dönemi hücum şiirleri ve 1958-1959 arası ölümü bekleyen şiirleri çok güzeldir. Aradakilerin çoğunu sevmem. Ne yazık, onları biliyoruz.

….

“Delikanlım!. 

Senin kafanın içi 

yıldızlı karanlıklar kadar 

güzel, korkunç, kudretli ve iyidir. 

Yıldızlar ve senin kafan 

kâinatın en mükemmel şeyidir.”

Yalçın

21 Mart 2026 Cumartesi

GÖZE ALMAK NEDİR

 








GÖZE ALMAK NEDİR

Olan biten biliniyor
haksızlık yağma dünyasında
insan saf acı yoğun ezim içinde
Savaşa iten güce karşı
Kolay mı
Göze almak savaşı
Güvenmek kolay mı
Beraber yürürken cephedeşe
Yerin balçığından fırlayan
Karanlık içinden kabaran
Saf isyan çıkmadıkça
üretim ocağından
Hem de kıyı köşe bırakmadan
Her kıtadan hep birden
Göze alacaksın o zaman
Ağacı sökene
Havayı bile zehredene
Ölüm dağıtan ülke ülke
Her kimse hangi kılıktaysa
Son hesaplaşmadasın
geçmişle de bugünle de
Başlıyor yeni hayat
Kanama dinesiye
Yeni insan dirilesiye


Evin Okçuoğlu



Dublin'den






Burada her gün yağmur

Gel gitler her gün

Bu gri dünyayı renklendiren çiçekler

Burada da gözünü kaçıran genç kızlar

Telefonda saklanan duygular

Mahallelerde yalnız başına kutu kutu evler

İçleri yorgun damları yosun evlerden çıkıp

Barda buluşan akşamcı dostlar var

Burası uzak bize belki

Kendimizden olduğumuz kadar

Tekdüze bir gün bitip erkenden çekilirken evlere

Burada tarih paganlara kadar

Dostluk dayanışma elbirliği

Sonra inanç üstüne inanç örterken

Burada da evsiz dertli yorgun insanlar var

Dünya o zaman küçülüyor

Benzeştikçe insan

Kaderler karmalar kavgalar

Sen varsın burada yüreğimde yaşadığın kadar.




Evin Okçuoğlu

7 Mart 2026 Cumartesi

Ekmek ve Güller



EKMEK VE GÜLLER
çeviren: Evin Okçuoğlu
Günün güzelliğine varırken uygun adım,
Karartılmış milyon mutfak, bin değirmen kasvet yükselen,
Dokunuyor aniden açan güneşin parlaklığı,
“Ekmek ve güller, ekmek ve güller “ şarkımızı duydukları için.

Uygun adım ilerlerken, insanlar için savaşırız da,
Kadınların evlatları oldukları için, yine bakarız onlara,
Kan terle geçmeyecek hayatımız doğumdan bitişe;
Gönüller de acıkır bedenler gibi; ekmek de verin ama gül de verin bize!

Sayısız kadın öldü uygun adım ilerlerken biz,
Onlardan kalan ekmek yakarışlarına şarkımızla ses verin.
Kaba saba da olsa yürekleri, bildiler biraz sanat, biraz aşk ve güzellik.

Evet, ekmek için savaşıyoruz ama gülleri de isteriz!
Uygun adım ilerlerken biz, büyük günleri getiririz.
Kadının yükselişi, soyun yükselişi demek.
Artık ağır iş yok-biri dinlenirken onunun çok çalıştığı,
Ama hayatın görkemini paylaşma var: Ekmeği ve gülleri, ekmeği ve gülleri!




JAMES OPPENHEİM

(1882-1932)