ŞİİR ÖYKÜ VE DENEMELERİM -GÖRSELLER

MERHABA KONUK ,

SAYFAMA HOŞ GELDİNİZ.


ŞİİR ÖYKÜ VE DENEMELERİM -GÖRSELLER

9 Nisan 2017 Pazar

vurgun



vurgun

saatler senin içinim derken
yine aşkı gösteriyor işte
yıllar sonra uğramış  
külleri kor etmeye

ürkek gönülde çakan
demek ki o kıvılcım
o delik deşik eden vurgun
yer ediyor gözümde

dön başım o zaman
çalkalan toz duman yürek
yetmesin söz bakış anlam
çaksın çakacak şimşek

Evin Okçuoğlu

kısa kısa



 
kahveye sonra gelir sıra
daha küçük kadehlerle
bakışmalar var sırada
içinde sarhoş eden o parıltıyla

***

sarı diyorum...
biraz kavrulmuş
sanki tarçın rengine dönük
asılmış kalmış bir sarı
rüzgârla dal arasında
yaprak kılığında bir garip sarı



***

seninle bir yalnızlık kurdum
başrolde hüzün
güneş batarken başlıyor
tembel dalgalarda eriyorum
Evin Okçuoğlu

şahlanma



savaş haberleri geçerken ekranlardan

toz duman yürek bakışması

gelincik duruşuna

sert çalı takılması

savaşta yokuz hâlâ

bayraklar allanmadı

emekten kök almadı

tavında mısın dünya

kanayıp duruyoruz

kana kana ama daha

büyük güç şahlanmadı

Evin Okçuoğlu

3 Nisan 2017 Pazartesi

HER YOLDAN GELİYORUZ





tan ağarırken
yeşil ova içine kapanık
hazirana kaç var diyor vardiya bitimi
söküp Soma karasını yollardan 
dağdan düze varıyoruz
yakıtımız Deniz’den
hazirandan geziden
kavel’den zonguldak’tan gürlüyoruz

az geliyor zam
az geliyor demokrasileri
koparıp kaldırımlardan getiriyoruz direnci
direnç barikatından taşıyor isyan
işçi haziranı başlıyor
açmış bağrını maden işçi birliği
her yoldan karşılıyor neferlerini




13 Şubat 2017 Pazartesi

Haikunun Diğer Yazın Türlerine Faydaları



Haikunun diğer yazın türlerine faydaları:
En eski Japon şiir sanatı olan ve kelime anlamı doğal boşluk demek olan Haikuyu yazarken anlatma göster ilkesi bize yol gösteriyor. Ne diyeceksek dolandırmadan eğretilemelere, benzetmelere başvurmadan diyoruz. Az sözcük kullanıyoruz. Hece ile sınırlanmak bu anlamda belki de farkında olmadan işe yarıyor. Şiirde sözcük ekonomisi konusuna da buradan bir gönderme yapmak olası.
Basho’dan bir örnek:

Bulutlar belirir
İnsanlara dinlenme fırsatı getirir
Aya bakmaktan

Yazma türlerinin çoğu için de bir alışkanlık oluşturma ortamı sağlıyor haiku. İyi bir haiku yazab ilen kişilerin şiirlerinde de gelişme olacaktır. Çünkü duyguyu algıyı en yalın haliyle yansıtma çabası vard haikuda. Bazıları demokrasi der durur da kural tanımaz; kaosu çağırır ama, Haikunun yazılmasıyla ilgili bazı kurallar var. Yabancı kaynaklardan çevirdim. Günümüzde bu kurallara uymadan da üçlükler yazılmakta. Ama onlar haiku mudur? Yoksa üç dizeli şiir midir? Haikunun vazgeçilebilir kuralları veya vazgeçilemez kuralları olabilir mi? Haiku ile üç dizeli bir şiir arasındaki farkı ne belirliyor? Bu konularda düşünmeye başlamadan önce “katı” denebilecek yönlendirmeleriyle haikuya şöyle bakalım.

1-hep geniş zaman kullan. Şimdi ve burada.
2-hiç ya da çok az kişi zamiri kullan
3-asla üç dizeden bir cümle oluşmasın.
4-gerund kullanma. (fiilimsi)
5- vurucu dizeyi sonda kullan
6-imgelerin ikisi üçüncü ile
zıtlık
bütünlük
karşılaştırma
oluştursun
7- imgeler somut olsun
8- benzetme ve metafor kullanma
9-yüce imgeler kullan (savaş, kaba seks, ve suç değil)
10-kendine göndermelerden kaçın.
11-az fiil kullan
12-fiil niteleyen (zarf) kullanma
13-görünüşte basit bir doğa olayı ama altında bir felsefe saklı olsun.
14-sıradan şeyleri sıradan biçimde sıradan dille yaz.
15-imgeleri şu sırayla sun: geniş açıdan, orta ölçekle, ve o odaklanarak.
16-mevsim adı ya da mevsime bir gönderme kullan.
17-bir solukta söylenebileni yaz.
18-haiku basitliğin mükemmelliğidir
19-balıkçının dediği gibi haikular bizim değildir. İçimizden geçerler.
20-haikuyu anlatan bir örnek de şu: birisi balığı unlar ve kızartır. Diğeri soslar hazırlar, barbeküler yakar, baharatlar kullanır.
21-ilk kelime büyük harf gerisi küçük harf olan,
hepsi küçük ya da büyük harf olan,
her dizenin başı büyük harf olan haikular olabilir.

Örnek çevirilerim:
IN AND OUT içeri dışarı
OF THE RIVER'S MOUTH nehrin ağzı
A OF SEA denizden dil......(nehrin denizden dili bir içeri bir dışarı)
WHITE WITH FOAM köpükle beyaz
THE OCEAN ENTERS okyanus girer
THE RIVER'S MOUTH nehrin ağzı (beyaz köpüklü okyanus nehrin ağzına girer.)
A SUMMER BREEZE yaz meltemi
RISES OVER THE SEA CLIFF deniz uçurumu üzerinden yükselir
PULLED BY A KITE uçurtma tarafından çekilerek
WRINKLING UP buruşur
ALONG THE SHORE LINE kıyı şeridi boyunca
AN OLD OCEAN eski(yaşlı) bir okyanus
Haikuda belirtilen yönlendirmelerden bence en önemlisi somut imgeler kullanılması ve üçüncü dizede yaratılan şaşırtıcılıkla okurun alılmamasında başlayan öyküdür. Haikunun okunması bittiğinde okurun içinde başlar bu öykü. Bir haikuda ise şibumi olmalı yani:
karmaşanın içinde yalınlık
yalınlığın içinde basitlik
sadeliğin içinde ahenk
ahengin içinde oluş...

Örnek olarak yazdığım serbest temalı yani mevsim (kigo) bildirmeyen haikuda :
Kızgın konuşma
kapı kapanır hızla
yastık ıslanır
diyorum. Aynı ifadeyi düz anlatımla kavga sonrası kadın yatağında ağladı diyebiliriz. Şiirsel denemeye çalışırsak da:
kopar evde fırtına
kadın döker yastığa
incisi kurur yarına
gibi bir biçimle kavgayı fırtınaya benzeterek anlatabiliriz. Ağlamayı inci dökmelere benzetebiliriz. Ve bu soyut imgeler içeren şiirsel anlatım olur. Haiku ise sadece evdeki kavga sırasındaki görsel ve işitsel duyumlara değiniyor somut imgelerle.
Okurda devam eden kısmı diye kastettiğimi açıklayıcı olması açısından İssa’nın babasının öldüğünü anlatışına bir bakınız:

Last time, I think,
I'll brush the flies
from my father's face.
Son kez, sanırım
sinekleri kovalayacam
Babamın yüzünden.
Kobayashi İssa (Çeviren: Evin Okçuoğlu)
sık koruluklar
çalılar arasında
düzlenmiş çimen
Evin Okçuoğlu
Bu haikumda da yine geniş açıdan dar açıya doğru gidiş var önce uzaktan sık ağaçlı koru ya da orman daha sonra yaklaşınca çalılar ve en sonunda çimenler ve düzlenmelerinden okurun alılmamasında öykünün başlaması… sevgililerin orada olduklarını anlatan düzlenmiş yassı olmuş çimen denmesi okura kalan kısımı başlatıyor. Yani her şeyi söyleyip bu budur demeyişiyle didaktik olmaması, güzel bir özellik bence. Yani sınıfta kimi öğretmenin dediği gibi “her şeyin doğrusunu ben bilirim anlatırım ve siz ezberleyip gelin ertesi gün de soracağım” şeklinde değil. Onun yerine bizim düşünmemizi hayal etmemizi ve içsel süreçlerimizde olanı kafamızda canlandırmamızı sağlayan bir örnekti bu.
Geleneksel ve Çağdaş/Serbest Haiku
Serbest haiku deyince ne anlamalıyız? Bence teması açısından mevsimlere kısıtlı kalmamak, biçimsel açıdan, hece sınırlamasına bağlı kalmamak, serbest haiku dediğimiz türü oluşturuyor. Ama her koşulda yukarıdaki bölümde kısaca örneklediğim özellikler haikuda vazgeçilmez öğelerdir. Yani Shibumi diye kısaca değindiğimiz özellik ve somut imge kullanılması özellikleri en vazgeçilmezler bence… Çünkü haiku serbest tarzda da yazılsa bu öz o üç dizeyi haiku yaparak onu şiirden ayırıyor.
Önceleri biraz ters gelen Avusturyalı Haiku şairi Dietmar Tauchner’in “Haikunun kurallarını unutmak için öğren” sözünün anlamını sonradan daha iyi kavradım. Şairin kurallara uygun olarak yazma sürecinde bir dönem gelir ki, artık kurallara hakimsinizdir, biliyorsunuzdur. Bu andan sonra bilincin şekillendirmesine güvenerek kendi şekillendirmeniz ortaya çıkmaya başlar. Buna haikunun ruhu diyorlar. Bilinç kendi formunu arayıp buluyor.
Japonya’da olduğu gibi diğer ülkelerde de serbest haikunun ortaya çıkışının nedenlerinden biri de işte bu oluyor: Uzun yıllar haikuyla uğraşıp, kültürel bağlarına ve kurallarına hakim olunca, bilincin kendi şekillendirmesiyle yazılan haiku… Geleneksel haikularda bile tek dizelik haikuya rastlanması işte bu nedenlerden kaynaklanıyor olmalı.
Biçim ile ilgili 5-7-5 heceli olma kuralına uyulmama nedeni genelde, Japonca dışındaki dillerin yapısı gereği ortaya çıkan zorunluluklardır. Türkçe’de böyle bir sorun olmadığı için hece sayısına bağlı kalınabilmektedir.
Japon haikusunda serbest türü benimseyenler sadece hece sayısı değil, aynı zamanda temada da değişikliğe gidiyorlar. İlk dizede mevsim çağrıştıran söz kullanılmaz oluyor. Dört mevsim yerine psikolojik temalara, dört mevsim içermeyen doğa temalarına yer veriliyor. Büyük şehirlerde yaşandığı için serbest ya da çağdaş dediğimiz haikularda artık doğa imgeleri kullanılmasında da azalma oluyor. Doğanın parçası olan insan ve sorunlarını anlatan haikular yaygınlaşıyor.

Plak dükkanında.
Penceresinden başka bir dükkan
işitme cihazları için

Daniel Dölschner (1976) Çeviren: Turgay Uçeren
İmge kullanılmasını da normal şiirdeki imgeyle karıştırmamak gerekiyor. Haikularda Ezra Pound’un deyişiyle “Nesneyle sembol eşittir.” Haikudaki imgeden kastımız, Türkçe’mizde somut imge-görüngü gibi sözlerle ifade edilebilecek bir göstermedir. Çağdaş haiku da olsa geleneksel haiku da olsa sanırım heceler değişse de; temalar değişse de imgenin somutluğu değişmez kalmaktadır. Şiirin haikudan ayrıldığı nokta da tam buradadır. Haiku anlatmaz, gösterir. Şiirde sanatlar kullanılabilir. İnleyen ırmaklar, sızlayan yağmur, küskün güneş, şiire özgüdür. Oysa haikuda şair gördüğünü yansıtır. Ama yine de haikunun bittiği yerdeki sessizlikte; okurun hayalinde oluşan bir imge vardır. Haikunun önemli kısmı da işte bu imgeyi yaratmaktır.
Örnek:
şu çiçekli balkon
pencereden dışarı uçuşan tül
içerde sallanan karyola

Evin Okçuoğlu
Birinci ve ikinci dizelerde geniş açılı uzaktan diyebileceğimiz bir gösterme var.
Balkonun çiçekli oluşunu ve perdenin uçuşmasını somut imge/ görüngü olarak alımlar okur. Son dizede daha detay olan ve bir nükte içeren, ya da bir zıtlığı saptayan dize gelir. Karyolanın sallanışı… Burada okurun aklında haikunun değinmediği şeyler belirir. Karyolada sevişen çiftleri haikunun sustuğu yerde alımlarız.
Haiku ile Mani karşılaştırması:
aaba uyaklı ve dört dizeden oluşan 7şer heceli manilerimizle haiku karşılaştırıldığında mevsim teması gibi bir sınırlama olmaması ile mani farklılaşırken son iki dizesinde yarattığı nükte ve şaşırtıcılık ile benzeşmekteler. Haiku okurunda da nükteli ve hınzır bir şaşırtıcılık alımlaması söz konusu. İlginç bir saptamam da nedense ben mani yazarken 7 hece olmuşmu diye saymıyorum. Kendiliğinden doğru hecede çıkıyorlar. Ama 575 heceli haikularda sayma gereği duyuyorum. Bu konunun nesillerin küçük yaştan beri okuyup dinleyerek kulak alışkanlığı edinmişliğinin payı büyük sanırım. Sonuç olarak mani ve haiku çalışmaları yaratıcılığı ve yazmayı geliştirici unsurlar olarak desteklenmesi gereken çalışmalar diye düşünüyorum.
Evin Okçuoğlu…
Berfin Bahar ağustos 2006