ŞİİR ÖYKÜ VE DENEMELERİM -GÖRSELLER
MERHABA KONUK ,
SAYFAMA HOŞ GELDİNİZ.
ŞİİR ÖYKÜ VE DENEMELERİM -GÖRSELLER
SAYFAMA HOŞ GELDİNİZ.
ŞİİR ÖYKÜ VE DENEMELERİM -GÖRSELLER
8 Mayıs 2011 Pazar
4 Mayıs 2011 Çarşamba
30 Nisan 2011 Cumartesi
TOPRAK SU GİBİDİR DEVRİM KAÇINILMAZ

TOPRAK SU GİBİDİR DEVRİM KAÇINILMAZ
alın terinden yağmur bulutu birikiyor
güneş kar topluyor karanlık madenlerde
dereler denize dipçik inişinde gürülderken
sınıf kini eritirken demirci
toprağı deşerek biniyorum öfkeme
yüzlerce yılın hırsı kök söküyor tarlada
devrim lavlarına kapılıyor titrek cılız ihanet
puslu sabahı yırtarken sesimiz
parlıyor haykırışımızın gücü
sonsuz devinimin içi sığmıyor içine
insanlık sayfasına ısınıyor içimiz
kaynaşıyor enternasyonal toprakla
Evin Okçuoğlu
27 Nisan 2011 Çarşamba
BU BİR BÜYÜDÜR
Eyy yeryüzünde söylenmiş, tarih sayfalarında uyuklayan en güzel sözler, hepiniz gelin. yeryüzünü kaplayın. Eyy yürekleri burkan sihirli sözler, acıların tınısı ey, yeryüzünde nerede söylenmiş olursanız olun, hangi dilde hangi aksanda olursa olsun gelin. Tüm coğrafyalardan alın başınızı gelin. Bugün söylenenler yetmiyor. Bütün kültürlerin harcını katıyorum birbirine ki insanlığın zulme karşı duruşundan bir anıt olsun. Değil mi ki insan aklı ve yüreği bir eser verdi, yıkılsa da o anıtın soyutu yeter. şair büyüsü tutar. işte diliyorum. Dünyanın tüm sanatları ile yükselen en güzel güç, yok edici yıkıcı, kan emici, zalimin üzerine olsun.
Evin Okçuoğlu
Evin Okçuoğlu
26 Nisan 2011 Salı
24 Nisan 2011 Pazar
6 Nisan 2011 Çarşamba
5 Nisan 2011 Salı
2 Nisan 2011 Cumartesi
GÜLÜŞÜM

Gülüşüm
gecedir
el etek çekişirken loş sokaklar
bir martı çığlığı düşer denize
tüm ezgiler başına toplanır
yabanıl eller
uzaktan da uzak
nasıl olur bir çığlığı okşamak
mavisi kararmış göğün altında
akşamla örtünür şehir inceden
renk renk şıkır şıkır neonlar yanar
yanar dağlanır
zifiriye çalar sular
sulara gömülmüş çığlık kanar
blues susar birden bire
gece, tepeden tırnağa sen
gamze gamze yıldız serper gülüşüme
Evin Okçuoğlu
1 Nisan 2011 Cuma
30 Mart 2011 Çarşamba
YABAN OTUDUR YOKLUĞUN

aşktan önce son çıkışta
bekleşir yürek
düşsel kavuşma kavşağında
demir leblebidir sabır
sallanan diş er geç kırılır
sığamaz yerine
atar kendini dışarı
yola düşer yüreğim
ufka küfür savurur
ağaçlara dallara takılır
tökezlerim
gömülmüş iyice
görünmez depremim
özlemle aşkla titreşim
sormak isterim sana
bahar dalı
kabarık toprak
anlat gizini
hangi sıcaklık patlatır tomurcuğu
kaç oranında su yürür damara
öğret ki
sıcaklığımı vereyim
tomurcuk kesileyim
dayanayım uzaklıklara
ışıtmadığın karanlığa
ıssız soğuklara
yokluğun uçsuz bucaksız
diz boyu yaban otudur
söke söke kavuşulur
sökülmez aşkın içimden
yorgun düşer şiir
açar en güzel gün için çiçeğini
Evin Okçuoğlu
19 Mart 2011 Cumartesi
Akdenizce

Akdenizce
kesilmiş soluklar yine
kan oluk oluk
aval bakış
kof bilinç
yırtık haritamın filmi
oyun hep aynı oyun
kaçıncı kez gösterime girdi
örgüsü pörsük
ağları delik deşik
tezgahı eski moda
Akdeniz
örtme yüzünü konuş
düğmeye bastı yine
emek düşmanı
can evi para
alçak uzlaşma
kirli savaşın adı operasyon
reklamlar girdi araya
savaş uçakları yok pahasına
son moda bunlar
kesin ölüm
güçlü bomba!
çeşme başında
bu üçüncü kavgadır
ey utanmaz dünya
aksın artık petrol musluğu
emekten yana
bin yıllık gözü dönmüş uğruna
ölmek
gidiyor ağrıma
konuş artık Akdeniz
tek başına kalsan da
esir dilimiz
kul çaresizliğimiz
konuşmak yetmez
isyan diliyle haykır akdenizce
sökülsün can söken pençe
çökersin teorisi
kirlettiği sularında ey Akdeniz
bozulsun orantısını deştiğim denge
Evin Okçuoğlu
10 Mart 2011 Perşembe
YOKUŞ
yüzyılların içinden kıvrılır yokuş
zulmün tarihinden,
açlıkla terbiyeden
utanç yangınlarından geçer
kuru dallar örer ağını gün bitimlerinde
tek kişilik masaya düşer efkâr
ne hazindir ıssız yokuşta karaltılar
çöken akşamdan kalmadır omuzlar
elde günün nafakası
körpe eller kapıda karşılar
yükselir merdivenli dar sokak
pencereler mıh gibi suskun
saksı dizileriyle direnir hayat
insansız bir sokak
gökyüzü sıkmış avucunu
avucunda yıldızlar
tek mi çift mi der durur
haritama düşen kara gölge
bol yıldızlı bayrağın bukalemunu
kof gövdesi yalan ve zindan
çürümüş dişlisi kırık ekran
sönsün can körüğü
bin bir çehresi solsun
nasır tutsun korkunun soğuk titrekliği
dört duvar dikenli tuval olur
her gün değişir düşsel resim
can yandıkça çığtopu olur zırhlar
çoğalır birikir emeğin bilinçli kini
bu yokuş sisiphos yokuşudur
Evin Okçuoğlu
Fotoğraf: ATIF ZAFRAK
15 Şubat 2011 Salı
EKMEK ONURUN ÖNÜNE GEÇMİŞ

Hiç de şaşırmadım sevgili; süreci saygıyla seyrediyoruz derken işbirlikçiler, dolar bazında maaşlandırılanlar, konuşurken ve yazarken uzlaşık kalemler, nasıl da körleşme içindeler; görmüyor, göstermemeye çalışıyorlar, faşizmin karabulutunda kararan bugünü ve geleceği ve faşizmin sisinde görünmez edilen çırılçıplak gerçeği.
Hiç de şaşırmadım sevgili, itici bir çaresizlik ve bayağılıkla yandaş gazetecilik görevini yaparken meslektaşlarına olanlar karşısında kıvıracak söz bulamayıp, ezberlediklerini bir dua gibi tekrarlayışlarını tiksinti ile gördüğümde de.
Torba torba yasalarla üç kuruşluk vergi affı için koskoca hırsızlıkların bağışlanmasına da sesini çıkarmayacak olmanın dilimizde bir karşılığı olmadığını düşünüyorum. Bir cebe iki kuruş bırakırken diğer cepten gelmiş geçmiş tüm alınterinin çalınmasına ses etmeyen her soluğun nasıl hepimizi soluksuz bırakmakta olduğuna da pabuç bırakmayıp, bütün bunlar olurken ısınan Akdeniz sularında seyreden Amerikan savaş gemisinin kıyımıza yanaşmasını, mürettebatın Marmaris’te esnafın yüzünü güldürmesini duyunca da şaşırmadım. Demek ki Marmaris Dolmabahçe değil sevgili. Ekmek, onurun önüne geçmiş.
EVİN OKÇUOĞLU
10 Şubat 2011 Perşembe
BORDA
4 Şubat 2011 Cuma
KURŞUN
29 Ocak 2011 Cumartesi
YANKISIZ AVAZ

dünya ve ben
patlak bir top
ten ve yürek
aradan çekilen aşk
içimden sızıp hayata karışan
kanı çekilmiş damar
geri dönüşümsüz
sevdiğim sözlerinden
yankısız avaz
ölüme doğandır havada salınan
saçak saçak kökler
yeni koparılmış toprağından
su ister
toprağına gömülmek ister
bin bir imgeye bürünür aşk
tebdil gezer şiirimde
içini çeke çeke gider
28 Ocak 2011 Cuma
ŞİİR BAHÇESİ'NDEN
"Kıskanç
kıskanmak ne demek bilmem ben
kardeşimi çok severim
ağabeyimi ablamı da
annem çıkardı eski resimleri
bebekliğimi sevdi
ağlamaklı oldum.
kıskandım ben kendimi."
EVİN OKÇUOĞLU
"Ekran Oyunları
oyun yerim park değil artık
başındayım parlak ekranın
göz diker cama otururum
yenilmem yarışlarda
her askerim kahraman
gözün yaşına bakmaz
hep yenerim rakipleri
yok ederim koca şehirleri
hayatın gerçeğinde
böyle mi ölüyorlar
insanlar ağlamadan
kenara düşüyorlar
başka bir dünya bu
gerçek olandan farklı
alışmasın parmağım
tetikler ağlamaklı"
EVİN OKÇUOĞLU
(ŞİİR BAHÇESİ'NDEN ATP Yayınları 2006/ 2. BASKI EYLÜL 2010)
EVİN OKÇUOĞLU
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




